12 Ağustos 2008 Salı

Kınalıada'da...

Pazartesi günü sabahtan Yudum Kınalıada'dan İstanbul'a geldi, ben de o da halledilmesi gereken işlerimizin kimini halledip, kimini haftaya bırakıp ada vapuruna bindik ve ver elini Kınalıada. Yudum'un direktifleri üzerine sırt çantama gereken eşyalarımı yükledim, çünkü pazartesi gecesi Kınalıada'da Yudum'larda kalacaktım.

Mp3 çalarım bozulduğu için müziksiz ve mutsuzdum, tamire bıraktım aleti ve herşeyi ardımda bırakıp adaya doğru yola çıktık...

Simit aldık vapura binmeden. Vapurda da çay aldık. İkimiz de simitleri bitiremediğimiz için yarım kalan simitlerimizi martılara attık.

Klasik vapur muhabbetleri... Ben de bayılırım...

Neyse, Kınalıada'ya gelir gelmez karşılaştığımız manzara çok şekerdi. İskele'de bir köpiş vardır, gene oradaydı ama bakın, nasıl?




Yudum'un bu pozisyonu görünce 'Topçu Hüsamettin' adını taktığı sokak köpeği oyun oynayacak birilerini arıyordu. Buldu da...



Ben çocuğu uyardım. Dişlerini kıracaktı Hüsamettin'in. Bırakmıyor ki topu... Çocuk da pes etti... Peki sizce Hüsocuğumuz ne yapmış olabilir bunun üzerine?



Hüso geri geri gidip etrafına bakındı ve bende karar kıldı. Topu verdi. Ben de ona topu attım, koştu ve yakaladı... Sonra sıkıldı, başka maceralar aramak üzere gitti...

Biz yolumuza devam ettik... Biraz meyve aldık...


Adanın inanılmaz güzellikteki renklerine hayran hayran baktık durduk yol boyunca...



Evde bizi iki dünya güzeli bekliyordu. Alex'in köpişleri Cookie ve Sinbad. Yudum'un kedileri istanbul'da...

Önce Cookie...



veeee Sinbad...




Biraz evde oyalandık. Evin ön balkonu da arka bahçesi de pek güzel. Ben hemen arka bahçede senaryomun bir sahnesini yazıverdim. Sonra doğru Klübe gittik...




Bu sene Alex Prokopi'yi Kınalıada'da açtı... Prokopi Teras... Pek çok mekâna yayılmış vaziyette Prokopi klübün içinde. Alex'i ya da Prokopi'yi belki içinizde Ürgüp'ten bilen, tanıyan ya da hatırlayan çıkabilir. Prokopi bu yıl Kınalıada'da 15 Eylül'e kadar açık. Sonra Beyoğlu kışlık mekân devreye giriyor...

Ve havuza doğru...



Yudum şamata gırgır yaparken...


Zavallım Aleks ırgat gibi çalışıyor...





Bu yaklaşımıma Yudum biraz bozulur gibi olsa da, 'Yudum, ben Aleks'i seni tanımadan çok önce tanıyordum' deyince Yudum kabullenmek zorunda kalırken, Aleks de bıyık altından gülümsüyordu. Yudum şaka yaptığımı biliyor tabiî...

İşte Prokopi'nin alt katı...




Yazının başında da belirttiğim gibi, nasıl mutsuzdum nasıl mutsuz... Müziksiz kalmışım sokaklarda, mp3 çalarım bozulmuş... Kalmışım Arto Tunçboyacıyan'sız... Peki, bakın bakalım, aşağıdaki fotoğrafta Alex ne yapıyor sizce?



Arto'mu çalıyor bana... Elde ne varsa: Armenian Navy Band, Sezen Aksu, Le Voyage en Armenie... Hem de müziği sonuna kadar açıp bangır bangır... Nasıl da mutlu oluyorum. İkimizin de yüzü gülüyor...

Biz bu konuda aynı dili konuşuyoruz... Aleks, canım benim...



Hani bu antenler kalkacaktı bu adadan? Hrant gidince verilen sözler de unutuluverdi...



Aleks'in annesi Prokopi Teras'ta misafirlerini ağırlıyordu. Babası Jirayr bey de hem mekânla ilgileniyor hem de bizlerle sohbet ediyordu. Aleks iş için İstanbul'a gitmek zorunda kaldı, ama son vapurla dönecek... Bu arada Jirayr bey bana hanımelleri getirdi.



Ne kadar güzeller değil mi? Öyle de güzel kokuyorlardı ki...



Yudum, Jirayr bey ve ben gün batımı renginde buz gibi birer kadeh şarapla gün batırdık klübün iskelesinden...




Akşam oldu... Hava karardı. Prokopi doldu. Karin de geldi. Canım benim... Biz geç saatlere kadar Jirayr beyle yemek yedik, konuşup sohbet ettik. Yudum çalıştı ve bizimle de ilgilendi. Son vapurla Aleks de geldi...

Artık eve gitme zamanı. Mekân toparlandı, kapatıldı. Evde Cookie ve Sinbad beklerler. Aleks çok yorgun. Yatmaya gidiyor. Yudum ve ben de köpişleri yürüyüşe çıkartıyoruz. Ada'nın gece güzelliğini içime çekiyorum.

Sabah da ayrı güzel...




Sabah Yudum, Aleks ve ben uzun bir kahvaltı ettik. Aleks Yunan radyosunu açtı... Tahmin edin bakalım ne çalıyordu? Arto Tunçboyacıyan tabiî ki... Sonra Yudum'la birlikte gene ver elini İstanbul... İskele'de 'Topçu Hüsamettin'le vedalaşarak tabiî ki...

Artık Ada'dan dönmeler beni fena vuruyor... Canımı yakıyor...



Jonathan Livingstone'larımı bırakmak da...



Bu arada, iki iyi haber:

Mp3 çalarım tamir olmuş... Yaşasın...

Ve en önemlisi...

Akşam Yasin aradı. Veterinerimiz... Sesi gayet iyi geliyordu. Bayağı iyiye gidiyor sağlık durumu, çok mutlu oldum... O kadar mutlu oldum ki... Yasin iyi olsun, yeter bize...

5 yorum:

Yasemin/Beril dedi ki...

Evet kabul ediyorum, sizi çok kıskandım ama çok. Prokopi harika, bu yaz hep gitmek isteyipte gidemediğim yer. O şarap kadehi ve gerisindeki o manzara bana müthiş bir dinginlik kattı. Seni blog tadında okumak, yaşamak çok keyifli Nükhet'ciğim, sakın vazgeçme noolur.Tüm yazılarını ve bloglarını keyifle okuyorum, sen bana bakma ben tembel tenekenin biriyim.şu sıra yazamama modundayım.

Nükhet Everi dedi ki...

Canım Yaseminciğim...
Öncelikle teşekkürler. Sonra:
Tembel teneke olmak hakkın, bildiğini yap... Ama sen o bloga para da ödüyorsun üstüne üstlük bari yaz bir şeyler diyorum... :P
Prokopi'ye gelince... Bu mekâna eğer seneye devam ederlerse (ki, bildiğim kadar devam edecekler) mutlaka destek vermek gerek. O kadar güzel, o kadar hoş ve zarif ki...
Ben zaten, düşündüklerimi gerçekleştirirsem, hep orada olacağım.
Ama en azından bu kış yeni mekânı full desteklememiz lâzım...
Sen ve senin gibi çok sevdiğim okurlarım böyle destekledikçe ben yazma zevkiyle doluyorum...
Sevgiyle kalasın...

Yudum dedi ki...

Ulan canım Nükhet ! Hain karga ,neredeyse suoceressa !!!oyuncu kedi ve akıllı bıdık ve de değerli !!!hıhıhihihihih

Ellerine sağlık güzel yorumların ve kalbin için ayaklarına sağlık iyi ki bize ziyarete geldiğin için !

Yasemin Arkadaş a da şarap ve günbatımımıza yaptıgı olumlu yorumlar için Teşekkür Ederiiim ve herzaman bekleriim..

Ben ,Alex , Cookie , Sinbad gerçekten çok mutlu olduk Jirayr Babamız da mutlu oldu ben biliyorum.O zaten mutlu bir insan: Allah sevincini eksik etmesin. [[[ Senin bu erkek tarafıymışsın durumunu bir ara limanda Arto dinlerken konuşalım : Alo !! Bilmem annatabildim mi ? heee]]]
Prokopi umarım seneye ve her seneye yaşayacak bu adada olmasa başka adada ya da gönüllerimizin adasında !! Prokopiler ölmesin yihhuuuuu !!
Sonbahardan itibaren hepimizin mekanı olacağına inandığım Prokopi Pera açılınca gerçekten desteğinize ihtiyacımız olacak ve böylelikle umarım hep beraber\dostlar,sevenler sayesinde çok güzel şeyler yapabileceğiz ! İsteriz hep yanımızda ol\ tüm dostlar olsunlar ve birlikte güzel şeyler görüp duyup yaratalım..

Çok çok sevgiyle iyilikle ,

***Bu arada hatırladım dün sabaha karşı Alex eve döndügünde ben uyku sersemi açtım bu sayfayı meraktan ölmiyim diye tabi fazla bakamadan bayılıp tekrar uyudum ve yine bugun açınca hatırladım :-)))

Yudum dedi ki...

AAA arkadaşlar ben çok uçurdum yahu ! Yaseminin soyadı Beril sanıyorum hiç dikkat etmeksizin halbuki Beril ve Yasemin olduğunu diğer yorumu post eder etmez yani şimdi anladım !! Beni affet Yasemin !! Sen canım Yaseminciğimsin Beril'i kapıp geleceksin o dingin şaraptan yudumlayınca benim bu gafımı unutursun diyorum ben......
Nükhetcim sen yazmaya devam et ben okudukça aklım açılıcak inşallah !

Nükhet Everi dedi ki...

Aloooooooooooooooo...
Alooooooooooooooooooooooo...
valla ne dedin anlamdım????
Sesin gelmiyor yudum, kem küm gak guk...
Alo (LO'lar ltf kalın okunacak)
hehehehee
napim kızım ben erkek tarafıyım, hele hanımellerinden sonra artık mümkünü yoktur başka türlü hihohahahahaha
Artocan, bican, hey can, hay can...
Valla ben tam desteğim her daim, bu böyle biline...
Aloooo!!!!
Yudum canımsın benim, ruhunun güzelliği yüzüne vurmuş arkadaşım...

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails